At Yarışı Haber Sitesi | At Yarışları Video | Galoplar | Ganyan Bilgileri

at yarışı facebook at yarışı twitter at yarışı vimeo rss at yarışı Reklamlarınız için : info@liderform.com.tr

Akciğer kanaması

03 Eylül 2014 / 10:52   |   1099 Okundu   YAZDIR
Akciğer kanaması

Akciğer kanaması, günümüzde yarış koşan her atta görülebilecek bir sorundur. At yarışı yapılan dünyanın her ülkesinde akciğer kanamasıyla karşılaşılır. Sahalarımızda da, özellikle sıcak yaz aylarında çok sık görülen bir durumdur.
Akciğer kanamalarının nasıl meydana geldiği hakkında ileri sürülen iki görüşten söz etmek istiyorum. Travma teorisi denilen ikinci görüş, birinciye göre çok daha ilgi çekicidir. Bu görüşe göre; Antrenman veya yarış sırasında atın yere her vuruşu bir basınç dalgası oluşturmakta ve bu basınç omuz bölgesinde kürek kemiği boyunca önden arkaya ilerleyerek, akciğerin üst – arka ucunda yoğunlaşarak travmaya ve kanamaya yol açmaktadır. Ayakta duran atta akciğerlerin konumu gözönüne getirilirse, önden arkaya ve yukarı doğru darlaşarak gittiği hatırlanır. İşte bu en arka ve üstte yer alan akciğer lobu en çok travmaya maruz kalan, dolayısıyla en çok kanama görülen bölgedir.
Gerek damarlardaki kan basıncının artmasıyla ilgili olan birinci görüş ve gerekse travmadan söz eden ikinci görüşün de taraftarı çoktur. Her iki görüş de mantıklıdır. Akciğer kanamalarında ikisinin de rolü olduğu kabul edilmektedir.
Bunlardan başka, akciğerlerin yapısının sağlıklı olup olmadığı da önemlidir. Bazı hasta akciğerler, de diğerlerine göre kanamaya daha eğilimlidir. Eğer atta enfeksiyöz veya allerjik bronşit varsa, solunum yollarında yangısal olaylar gelişmişse, bu tip akciğerlerde kanamalar daha kolay meydana gelir. Yangısal olaylarda, atın bedeni oluşan tahribatı ortadan kaldırmaya ve o bölgeyi onarmaya çalışır. Hasar görmüş bölgenin onarımı için, o bölgeye daha çok kan gelmesi gerekir.
Bedenin yangısal olaylara ilk tepkisi, bölgeye daha çok kan göndermektir. Bu işlem, mevcut kan damarlarındaki akımın hızlanması ve yeni kılcal damarların oluşturulmasıyla gerçekleştirilir. Meydana gelen yeni kılcal damarlar, şiddetli efor sırasında artan kan basıncına karşı daha dirençsizdirler. Bu yüzden daha kolay çatlayabilirler.
Akciğerlerin sorunlu bölgeleri (Yangılı alanlar) daha çabuk kanadığı için, kanama görülen atlarda diğer akciğer hastalıklarının ortaya çıkması açısından bir belirti sayılabilir.
Çeşitli nedenlerden dolayı akciğer dokusunda yer alan kılcal damarlar çatlayıp kan hava kanallarında birikince, bundan sonra toplanan bu kanın temizlenmesi işlemi başlar. Akciğer içinde mukus denilen renkli bir salgı vardır. Hava kanallarındaki yüzeysel hücrelerde cilia denilen kirpiksi yapılar tarafından, bu salgı sürekli soluk borusuyla akciğer dışına atılır. Alveollerde toplanan kan da mevcut mukusla karışır, kirpiksi hücrelerin yardımıyla ilerleyerek soluk borusuna ve oradan da dışarı gider. Bununla birlikte kanın bir kısmı da makrofaj denilen özel hücreler tarafından yutularak yok edilmeye çalışılır, fakat bu olay daha yavaş bir süreçtir. Kanamanın şiddetine bağlı olmak koşuluyla, akciğerlerde kan yaklaşık iki – üç hafta boyunca dokular içinde kalabilir.
Solunum sisteminin başlangıcından en sonuna kadar hava geçen tüm kanallardaki tıkanmalar da, akciğer kanamalarının şiddetini arttıran önemli bir etkendir. Atçılar arasında kornaj diye bilinen laryngeal hemiplegia bulunan atlarda veya bronşit geçirmekte olanlarda soluk alıp vermek özellikle efor sırasında daha zordur. Bu durum, kanama eğilimi olan kılcal damarlarda ek bir zorlanma yaratarak üzerlerindeki basıncı arttırır. Sonuçta kan daha çabuk damar dışına çıkar. Akciğer kanamalarına tanı konulması, ileri derecedeki kanamalarda kan burun deliklerinden dışarı aktığı için kolaydır ve hemen farkedilir. Atlar bu durumdan çok etkilenir ve yarış performansları düşer.
Burun deliklerinden kan gelmesi, her zaman akciğer kanamasının belirtisi değildir. Bazı hava kesesi hastalıklarında da kanama olabilir ve kan burun delikleri aracılığıyla dışarı atılır.
Kesin tanı veteriner hekim tarafından yapılan endoskopi, soluk borusunun yıkanması ve bronchoalveolar lavajla konulur. Fiber optik sistemle çalışan endoskopi metodunda, atın burun deliklerinden girilerek soluk borusu boyunca ilerlenir. Bu işlem, yarış veya antrenmandan yaklaşık yarım ile bir saat sonra yapılır. Soluk borusunda kanın varlığı, akciğer kanaması için yeterli bir kanıttır. Veteriner hekim kanamanın şiddetini derecelendirebilir.
Soluk borusunun yıkanması, içeri verilen sıvının geri çekilmesi ve bu sıvının mikroskop altında incelenmesiyle gerçekleştirilir. Her mikroskop sahasında akyuvarlar tarafından yutulmuş kırmızı kan hücreleri (Alyuvarlar) veya bunların pigmentlerinin görülmesi, yakın zamanda bir kanama geçirilmiş olduğunun işaretidir. Bu yönteme atın çalışmasından sonra endoskopi yapmakta gecikilmiş olaylarda başvurulur, fakat kanamanın zamanı hakkında veteriner hekime bir fikir vermez. Ayrıca kanamanın şiddeti konusunda da bilgi sahibi olamayız. Bu nedenle, akciğer kanamalarında daha başka tanı yöntemlerine başvurmak gerekebilir. Bunlardan sonuncusu bronchoalveolar lavajdır. Bu teknikte atın burun deliklerinden soluk borusuna ve oradan da daha alt hava kanallarına, akciğerlerin derinliklerine bir tüp yardımıyla girilerek hücre örneği toplanır. Akciğerlerin dip kısımlarındaki hücre sayısı ve tipleri belirlenerek herhangi bir hastalık, yangısal oluşum veya kanamanın varlığı araştırılır. Bu yöntemde elde edilen alyuvar sayısına bakılarak, kanamanın derecesi hakkında da bilgi sahibi olunur.
Her üç tanı yöntemi de, akciğer kanamalarında beraberce kullanılabilir. Atlardaki kanama dereceleri farklı olabileceği için, bu yöntemlerin birarada kullanılması önerilmektedir. Veteriner hekim gerekli görürse, atı koşu bandı üzerinde koşturup kanamayı teşvik ederek de muayene edebilir.
Sağaltımda pek çok ilaç kullanılmaktadır. Bunların bir kısmı, insan hekimliğinde de kullanılan ilaçlardandır. Yarış koşan atlara verilen ilaçların, yarıştan önce kullanımının yasak olup olmadığının iyi bilinmesi gerekir.

Veteriner Hekim Reha Gültepe

(26 Ağustos 2014 Salı günkü Yarış Dünyası Dergisi‘nden alınmıştır)

Benzer Haberler
“Akciğer kanaması” için 1 Yorum
  1.   İsim Soyisim : MARIKAN 03-09-2014

    Vallahi güzel anlatmışsın.Diline sağlık . Allah yardımcınız olsun , Benimde akciğerim 10 sene evvel patladı, iyi bilirim bu işi, Yani zarı yırtıldı ,Sağ akciğerim aşağıya sarktı ,siz buna düşmüş deyin , Hala sigaraya devam. Sizin gibi bilim adamları olmasaydı çoktan gitmiştik.

    Yorumu Cevapla   veya   Yeni Yorum Yaz

Yorum yapın