At Yarışı Haber Sitesi | At Yarışları Video | Galoplar | Ganyan Bilgileri

at yarışı facebook at yarışı twitter at yarışı vimeo rss at yarışı Reklamlarınız için : info@liderform.com.tr

Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi yenilenen yapısıyla dünya standardına kavuştu

19 Aralık 2014 / 17:03   |   793 Okundu   YAZDIR
Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi yenilenen yapısıyla dünya standardına kavuştu

Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’ni ziyaret ettiğimde hayatını atçılığa adayan idari kadro ve öğretmenleri gördüğümde onların mesleklerine duydukları sevgi adeta öğrencilerin yüz ifadelerine yansımıştı. Güler yüzü ile okulu gezdiren Müdür Yardımcısı Psikolog Bercis Merdanoğlu sorularımı içtenlikle yanıtladı. Yılların tecrübeli şampiyon jokeylerinden ve Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi binicilik öğretmenlerinden olan Davut Akdı “Biz onlara iki sene boyunca kendi çocuklarımızdan farksız davrandık” derken bir baba şefkatiyle öğrencilere nasıl yaklaşım gösterdiklerini anlattı. TJK eğitim danışmanı olarak göreve getirilen Avustralya Racing Victoria Akademi eski Genel Müdürü Chris Watson Avustralya ve Türkiye’deki apranti eğitim sistemi üzerine değerlendirmelerde bulunurken adeta içimizden biriymiş gibi samimi ve sıcak açıklamalarda bulundu. Açıklamalarından dolayı Chris Watson, Bercis Merdanoğlu, Davut Akdı’ya ayrıca röportajıma desteklerinden dolayı TJK’nın mütercim tercümanlarından Aybegüm Konuk’a teşekkür ederim.

Ümit Ünsal: Kendinizi tanıtır mısınız ?
Chris Watson: Adım Chris Watson, Avustralyalıyım. Daha önce Avustralya Racing Victoria Melborne Eğitim Akademi’de Genel Müdür olarak görev yaptım. Türkiye’ye gelmeden önce son olarak danışmanlık hizmeti veriyordum. Atçılık ile ilgili derslerin verildiği üniversitelerde, Racing Queens Land organizasyonunda oradaki apranti eğitiminde program geliştirilmesine yardımcı oluyordum. Bunun dışında Avustralya’daki Çin, Malezya, Singapur ve Kore ile iş bağlantıları olan bir üniversitede atçılık ile ilgili iş geliştirme programlarının hazırlanmasında çalışıyordum. Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulu, Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezini uluslararası standartlara çıkarabilmek için deneyimli ve yeterli alt yapısı olan yabancı bir danışman ile çalışmak istiyordu. 11 ay önce Türkiye Jokey Kulübünde çalışmak üzere Türkiye’ye geldim.

“Türk yarışçılığının kalitesini arttırmak adına çalışmalar yapıyoruz”

Ümit Ünsal: Türk atçılığının geleceğini çok yakından ilgilendiren bir kurumun baş aktörüsünüz. Farklı bir ülke, şehir, insanlar… İstanbul’da yaşamaya alıştınız mı?
Chris Watson: Avustralya’ya çok benzetiyorum burayı. O yüzden burada çok rahatım. Her geçen yıl Türk yarışçılığı daha da gelişiyor. Burada tesisler gerçekten çok iyi. Gördüğüm kadarıyla alt yapı oldukça sağlam. Bence burası Avustralya’dan çok daha iyi bir durumda. Örneğin okulun yatılı olması oldukça olumlu bir durum. Bunun dışında çok güzel sınıflarımız var. Öğrencilerin bütün öğünleri okul tarafından karşılanıyor. Türkiye’nin en iyi pistlerinden biri olan İstanbul Veliefendi pistinde öğrencilerimiz idman yapma şansı buluyorlar ve piste alışabiliyorlar. Okul tarafından kullanıma tahsis edilmiş 25 atımız var. Bunlar bize oldukça avantaj sağlıyor.
Türkiye’deki yarışçılık oldukça iyi bir durumda. Uluslararası yarışçılığın en üst seviyesinin sadece biraz altında diyebiliriz. Yarışçılık Türkiye’de oldukça iyi bir şekilde işliyor. Türk yarışçılığı her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Türk yarışçılığının kalitesini arttırmak adına çalışmalar yapıyoruz. İnsanların yarış izlerken gördükleri iki şey var: At ve jokey. Geleceğin jokeylerini yetiştirirken ne kadar iyi öğrenciler yetiştirirsek jokeylerin kalitesi artacağı için yarışçılığın da kalitesini arttırmış olacağız. Tabii ki burada pek çok değişiklikler yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Mezun olan öğrenciler artık burada aldıkları eğitim sayesinde yarışlara girmeye daha hazırlar. İnanıyorum ki önümüzdeki 3 yıl içerisinde Türkiye’nin en iyi 10 jokeyi arasına bizim mezunlarımızda girecektir.

“Eğitimi iki yıldan üç yıla çıkarmayı öneriyoruz”

Ümit Ünsal: Bu yıl eğitim amacıyla yurt dışına apranti göndermeyi planlıyor musunuz?
Chris Watson: Bildiğim kadarıyla son 2-3 yıl içerisinde eğitim amacıyla yurt dışına apranti gönderilmedi. Fakat bu uygulamanın değişmesi taraftarıyım. Yurt dışına daha fazla apranti göndermemiz konusunda, okulumuzun bağlı bulunduğu Genel Müdür Yardımcımızla çalışmalarımız olacak. Öğrencilerimizi eğitim amacıyla yurt dışına gönderdiğimiz zaman farklı tecrübeler kazanacaklardır. Yurt dışındaki farklı antrenörlerden, jokeylerden öğrenecekleri şeyler mutlaka olacaktır. Yabancı dillerini geliştirebilecekleri gibi daha farklı dillerde öğrenebilirler. Buraya daha hırslı geri dönmüş olacaklardır. Tabii düşüncemiz şu ki, buradaki eğitimlerini bitirdikten sonra yurt dışına gitmeleri yönünde.
Eğitimi iki yıldan üç yıla çıkarmayı planlıyoruz. İki yıl boyunca okulda eğitimlerini görecekler. Üçüncü yıl daha çok rehberlik hizmeti gibi geçecek. Buradaki eğitimlerini bitirdikleri zaman daha çok yarışçılık adına part-time olacak şekilde, okula gelip rehberlik dersi almalarını düşünüyoruz. Okulu bitirdikten hemen sonra pistlere çıkmak onlar için biraz korkutucu olabiliyor. Gergin olabiliyorlar. Fakat üçüncü yıl sürecinde buraya gelip buradaki öğretmenler tarafından pist üzerine bir yönlendirme aldıkları zaman her şey onlar için daha iyi olacaktır.

Ümit Ünsal: Mezun olan öğrencilerde zaman zaman oluşan disiplinsizliğin sebepleri sizce nelerdir?
Chris Watson: Jokeylerinde tıpkı sporcular gibi disiplinsiz olduğu dönemler olabiliyor. Tabii biz buradaki eğitimi bir yıl daha uzatarak öğrencilere bir önceki soruda da bahsettiğim gibi takviye ve koçluk eğitimini vererek yaptıkları işe daha iyi odaklanmalarını sağlayabiliriz. Biz jokeylere sporcu olarak yaklaşıyoruz ve jokeylerinde bir sporcu gibi davranmalarını bekliyoruz. Çünkü jokeylerde her gün yarışıyorlar. Gerek fiziksel gerek zihinsel olarak güçlü ve sürekli idmanda, atak olmaları gerekiyor. Özellikle zihinsel açıdan çok iyi odaklanmış olmaları gerekiyor. Neticede canlı bir hayvana biniyorlar. Bunun dışında disiplin çok önemli. Burada altını çizmek istediğim bir husus var. Eskiden apranti okulunda askeri düzende bir sistem işliyordu. Bunun sebebi de eski müdür askerdi. Biz, güncel eğitim sistemlerini okula adapte ediyoruz ancak bu durumun da tamamen ortadan kalkmasını istemiyoruz. Buradaki disiplin çocukların düzene alıştırılması açısından tabii ki çok önemli. Kurallara uyulmadığı takdirde burada verilen eğitimin hiç bir önemi olmayacaktır.

“Okul bittikten sonra öğrencilere takviye ve koçluk hizmetinin verilmesi motive edilmeleri adına oldukça önemli”

Ümit Ünsal: Bu yıl Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’ndeki öğrencilerin eğitimlerinin bir bölümünü TJK Karacabey Pansiyon Harada yatılı olarak gerçekleştirme planı vardı. Bu konuda gelişmeler nasıl gidiyor?
Chris Watson: Şu an için resmi bir karar yok, konuyu analiz ediyoruz. Neden olmasın? Pozitif olur çünkü Karacabey’deki tesisler çok büyük. Bizim buradaki pist kullanımımız kısıtlı olduğu için orada daha rahat edebiliriz. Eğitimin gelecekte TJK Karacabey Pansiyon Harada olması gayet olumlu olur.

Ümit Ünsal: Bir apranti 150 kez yarış kazandığı zaman jokey oluyor. Siz bu uygulamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Chris Watson: Bu uygulama ülkeden ülkeye değişir. Avustralya’da aprantilerin profesyonel jokey olmaları için sadece 80 yarış kazanmaları gerekiyor. Başlangıçta 150 rakamına ulaşmak bazı öğrenciler için oldukça zor olabiliyor. Bunun dışında verilen eğitimin yanında sektörde de bazı değişiklikler yapılması gerekiyor ki buradan mezun olan kişilere fırsat tanınabilsin.

“Jokey havuzunda bir küçülme olacağı için daha kalifiye bir sistem gelmiş olacak”

Ümit Ünsal: Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’nde 52 öğrenci potansiyeli var. Gelecekte Samsun, Antalya Hipodromları’nın da devreye girmesiyle birlikte apranti eğitim merkezindeki öğrenci sayısı artar mı?
Chris Watson: Daha fazla jokey olmaması gerektiğini düşünüyorum. Fakat daha fazla idman jokeyine ihtiyacımız olacak. Daha fazla idman jokeyi eğiterek okulumuz yarışçılık sektörünün taleplerini karşılayabilecek. Gelecekte sadece yüksek kalitede elit biniciler devam edecekler ve jokey olabilecekler.
Ümit Ünsal: Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi nasıl kuruldu ve bugüne nasıl gelindi?
Bercis Merdanoğlu: 1985 yılında kuruldu. 29 yıllık mazisi var. Son iki senedir yatılı olarak devam eden sistem sayesinde eğitimlerimiz daha profesyonel bir şekilde devam ediyor.

Ümit Ünsal: Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’ne kayıt yaptırmak isteyen öğrenciler için şartlar neler?
Bercis Merdanoğlu: 1.30-1.55 cm boy aralığında 35-45 kilo olmak, 17 yaşından gün almamak. İkinci dört yıllık okul mezunu olup yapılan sınavlarda başarılı olunduğunda Kusiyer olma hakkı kazanılıyor.

Ümit Ünsal: Her sene kaç öğrenci alabiliyorsunuz?
Bercis Merdanoğlu: Size net bir sayı vermem mümkün değil fakat tahmini ortalama 25-30 kişi arasında diyebiliriz.

Ümit Ünsal: Hangi dersler verilmektedir?
Bercis Merdanoğlu: Türkçe, matematik, İngilizce, sosyal bilgiler, yarış nizamnamesi, at bilgisi, teorik binicilik, binicilik, rehberlik, beslenme, veterinerlik, beden eğitimi dersleri verilmektedir.

Ümit Ünsal: Öğrencilerin 24 saati nasıl geçer?
Bercis Merdanoğlu: Birinci ve ikinci sınıfları ayırmamız lazım. Birinci sınıflar saat 6:00’da kalkıyorlar. Saat 6:30’da kahvaltıları yapmış bir şekilde at ve ahır bakımına iniyorlar. Peki biz at ve ahır bakımını neden önemsiyoruz?
Nasıl bir aşçı yemek derslerinden önce ilk olarak bulaşık yıkamayı öğreniyorsa biz de mutfaktan eğitime başlıyoruz. Bu yüzden at ve ahır bakımını oldukça önemsiyoruz. Ata yaklaşımı, onunla nasıl ilişki kurması gerektiği, ahırlar bölgesine gittiğinde neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayabilen kendisi olacaktır. At ve ahır bakımından sonra beden eğitimi dersinde ısınma çalışmaları var. Isınmadan sonra çocukları gruplandırıyoruz ve bazı çocuklar sahada bazıları mekanik at üzerinde bazıları da orta padokta bir çalışma sürdürüyorlar. İkinci sınıfların atlarına binip ağabeyleri onlara yedek yapıyorlar. Daha sonra tekrar buraya geliyorlar ve at bakımlarını yaptıktan sonra yukarıya çıkıp duş alıyorlar. Öğle yemeklerini yiyorlar. 45 dakika dinlenme zamanları var. Daha sonra yukarıda saydığımız diğer dersleri alıyorlar. Dersler bittikten sonra herhangi bir sosyal aktivitemiz varsa oraya gidiyoruz yoksa dinlenme salonu veya oyun salonunda zamanlarını geçiriyorlar. Akşamları kalan belletmen öğretmenleri ile etüd yapma şansına sahip oluyorlar. Saat 21:00-22:00 arasında da yatıyorlar.
İkinci sınıfların biraz daha yoğun bir programları var. Sabahları saat 5:00 gibi kalkıyorlar. Kahvaltılarını yaptıktan sonra saat 5:30 gibi ahırlar bölgesinde oluyorlar. Ekürilerin yanında staj görüyorlar. Saat 9:00 gibi okula geri dönüyorlar.Beden eğitimi dersinde ısınma çalışması yapıyorlar. Atını eğerleyip sahaya çalışmaya gidiyorlar. Sonra mekanik atta çalışmaları oluyor. Duşlarını alıp, üstlerini değiştirip, diyetisyenler kontrolünde hazırlanan yemeklerini yedikten sonra 1 saat dinleniyorlar. Öğleden sonra derslerine katılıyorlar. Ondan sonra hazırlanıp ahırlar bölgesindeki staja gidiyorlar. Staj onlar için çok önemli Yarışçılığa adım adım yaklaştıkları yer. Buraya gelip akşam yemeklerini yiyip, dinleniyorlar. Perşembe start, Cuma günü de sprint çalışmaları var.

“Jokeylerin bayram ve hafta sonu gibi kavramları olmadığı için şimdiden çocukları alıştırıyoruz”

Ümit Ünsal: Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi öğrencilerinin yıllık izinleri var mı?
Bercis Merdanoğlu: Yılda 20 gün olmak üzere 10 gün yazın 10 gün kışın izinleri var. Evci çıkacak çocukların hafta sonu nöbetleri yoksa çıkabilirler. İkinci sınıflarstaj görevlerine devam ederek evci izinine çıkabilirler. Jokeylerin bayram ve hafta sonu gibi tatil günlerinde çalıştıkları için şimdiden çocuklara bu hayat alışkanlığı kazandırmaya çalışıyoruz. Buraya gelen kursiyerin çok çabuk büyümeleri gerekiyor. Çünkü 1,5-2 yıl içerisinde buradan mezun olduktan sonra sahada kendini tam anlamıyla göstermesi gerekiyor. Burada bir hayat disiplinine sahip oluyor ve sonrasında bu alışkanlık haline dönüşüyor.

Ümit Ünsal: Bir çocuk neden bu kadar erken büyümek zorunda kalıyor?
Bercis Merdanoğlu: İlk olarak atla ilgilenen tüm bireylerde özgüven yaşıtlarına göre daha çok gelişir. Bir çocuğun bu yaşta para kazanması onu çok çabuk değiştirir. Kendine olan güveni üst seviyelere çıkar. O yüzden o dengeyi kurmak için bir şeyi başarıyor hissi, hak etmişlik hissini, para yönetimini ve kontrolünü vermek lazım çocuğa. Ben bunu yapabiliyorum, o yüzden kazanıyorum duygusu olması lazım. Ailesinden koptuğu için de kendi başına karar veren bir birey haline geliyor. Burada hem sevgiyi hem büyümeyi hem kendi başına bir birey olduğunu fark ediyor ve diğer yaşıtlarından daha çabuk olgunlaşıyor. Hem de çok daha fazla para kazanıyor. Ekürilerden aldığı staj ücretleri ve okulun verdiği paranın yanı sıra bütün masrafları TJK tarafında karşılanıyor.

Ümit Ünsal: Sigortaları var mı ?
Bercis Merdanoğlu: Bizde özel sağlık sigortası var. Hasta olduğu zaman doktor, ilaç hatta dişçi masrafları bile buradan karşılanıyor. Sigorta limitlerini aştığı takdirde ise Türkiye Jokey Kulübü tarafından karşılanıyor.

“Binicilik yeteneği olan bir çocuğun ahlakı da düzgünse buradan mezun olabiliyor”

Ümit Ünsal: Her öğrenci Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’nden mezun olabiliyor mu?
Bercis Merdanoğlu: En önemli kriter binicilik yeteneğinin olmasıdır. Binicilik yeteneği olan bir çocuğun ahlakı da düzgün ve çalışkansa Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’nden mezun olabiliyor. Bizim hocalarımız için bu iki kriter başa baş gidiyor. Yıl sonuna kadar 1. ve 2. sınıflarda 6 ihtarı aştığı zaman okuldan ayrılabiliyorlar.

Ümit Ünsal: Yurt dışındaki kurslara kaç öğrenci gönderiyorsunuz?
Bercis Merdanoğlu: Eskiden yurt dışına öğrenci gönderiyorduk. Şimdi Türkiye Jokey Kulübü, yurt dışındaki yöneticileri ve eğitmenleri buraya getiriyor. Şu anki yönetici danışmanımız Chris Watson yurt dışındaki apranti okullarında yöneticilik yapmış. Yeni gelen binicilik öğretmenimiz Darryn yine yurt dışında önemli tecrübeleri olan bir binicilik hocası. Oraya gitmek yerine onlar bizim yanımıza geldiler. Yönetimiyle, Genel Müdürlüğüyle, Okul yöneticileri, hocaları ve çalışanlarıyla dinamik, vizyonu geniş, bilgi sahibi bir ekiple çalışıyoruz. İhtiyaç duyulur ise yurt dışına da tekrar gönderilmeye başlanacaktır.

Ümit Ünsal: Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’nden mezun olan bazı öğrencilerinizin mezun olduktan sonra yavaş yavaş disiplinden uzaklaştıklarını görüyoruz. Acaba bunun nedeni kazanma hırsı mı yoksa para hırsı mı?
Davut Akdı: Burada bu çocukları gözlemleyen birçok insan var. Her şeyleriyle ilgileniyorlar. Disiplini ile yaptığı hareketlerle arkadaşlarıyla uyumu anlatılıyor. İki sene burada kalıyor. Bu şartlara uyum gösterirse burada kalabiliyor. Dışarı çıktığı zaman kendi ayakları üzerinde duruyor. Ondan sonrası için bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Artık buradan aldığı eğitimi uygulamaz ise bizim elimizden bir şey gelmiyor. Çocuğun ailesinden gördükleri ve iç dünyasını nasıl dışarı yansıttığı ortaya çıkıyor.

Ümit Ünsal: 2 senelik eğitim süresinin arttırılması bunu önleyebilir mi?
Davut Akdı: Olabilir.

Ümit Ünsal: Öğrenciler bindikleri atı iyi tanıyarak atın hangi mesafede iyi koşacağı, bindikleri atın bekleme mi yoksa kaçarak mı daha iyi olacağı bilgilerini antrenörleriyle paylaşıp onları yönlendiriyorlar mı ve bunun üzerine bir eğitim alıyorlar mı?
Davut Akdı: Tabii burada onlara her şey öğretiliyor. Sonra ahırlara verildiği zaman, antrenörleri onların yeterliliklerine bakarak onlara çalışma atları veriyor. Bizde her ay sonu ahırlardan bilgiler alıyoruz. Bütün ekürileri dolaşıyoruz. Çocuk hakkında 10 sorulu bir anketimiz var. Zamanında geliyor mu, gidiyor mu? Memnun musunuz? Beğenmediğiniz yönleri var mı? Biniciliğini nasıl buluyorsunuz? gibi… Bu arada MR.Watson ve ben 15 günde bir sabahları erken saatte kalkıp sahaya gidiyoruz. Bütün antrenörlerle buluşup görüşüyoruz. Sahada göremediğimizi ahırlarda buluyoruz. Mutlaka ulaşıyoruz ve çocuk hakkındaki bütün bilgileri alıyoruz. Her ayda cartotext çalışması yapıp Mr. Watson’a veriyoruz. Çocuğun eksik tarafları eğer binicilikte ise biz çalıştırıyoruz binicilik dışında ise adaptasyon sorunu vs. varsa Bercis Hocam o çocuklarla birebir görüşmeler yapıp eksik olan yönünü geliştiriyor.

“Hemen jokey olduktan sonra jokey ağabeyleri ile yarışmak kolay değil”

Ümit Ünsal: Bir aprantinin 150 yarış kazandığı zaman jokey olma unvanı kazanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Davut Akdı: Dünyada her şeyde olduğu gibi alt yapı çok önemli. Alt yapıya çok önem vermek lazım. Çünkü bir sisteminiz olmalı. Bu 5 kilo olayı iyi mi kötü mü diye, tartışılır. Değişmeyecek bir şey değil. 5’ten 4’e indirirsin. 4’ten 3’e indiririsin kademeli olarak. Mesela jokey olmak için kazanılması gereken yarış sayısını 150 yarış değil de 300 yarış yaparsın. Ucu açık bir şey. 50 ya da 75 yarıştan sonra 4 kiloya indirirsin. 150 yarış kazanman için nereden baksan 1000-1500 kez yarış binmen gerekir. Geliştirebilirsen zaten kendini çok iyi bir şey. Son zamanlarda Mustafa Çiçek. Bu çocuk gerçekten çok iyi at biniyor. Çok güzel de binen çocuklar var. Aslında kolay değil. Apranti iken kazanabilirsin. Ama sen jokeyliğe döndüğün zaman bir bocalama devresi geçirirsin. Bu bocalama devresini de çok çalışarak atlatacaksın. Hemen jokey olduktan sonra jokey ağabeyleri ile yarışmak kolay değil. Tabii ki bocalayacaksın ama bu bocalama döneminde insanlara kendini iyi tanıtacaksın. Sabahları yine erkenden geleceksin, çok iyi işine bakacaksın, insanlarla iyi diyalog içinde olacaksın, profesyonel yaşayacaksın, giyimine kuşamına özen göstereceksin. Ne çocuklar var, bir iki sene ara veriyor sonra yine kazanmaya başlıyor. O yüzden her şeyin başı çalışmak. Sistemler çok önemli. Sistemlerde değişebilir.

Ümit Ünsal: Öğrenciler boş zamanlarını nasıl değerlendiriyorlar?
Bercis Merdanoğlu: Boş zamanımız yok gibi bir şey. Stajdan geri kalmamaları için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz. O yüzden hep günübirlik bir yerlere gidiyoruz.

Ümit Ünsal: Sosyal aktivite olarak neler yapıyorsunuz?
Bercis Merdanoğlu: İstanbul dışında Anıtkabir’e ve Çanakkale’ye gittik. İstanbul’da da sinema ve tiyatrolara gidiyoruz. Basketbol maçlarına gidiyoruz. Her ay çocuklarımızın doğum gününü kutluyoruz. Jokeylerimizi davet ediyoruz. Onlarla söyleşiler düzenliyoruz. Belki de çocukların buraya gelmeden önce hiç görmediği şeyleri burada biz onlara vermek istiyoruz. Haralara gideceğiz. Rehabilitasyon merkezinden gelen engelli çocuklara at binme konusunda öğrencilerimiz gönüllü olarak yardımcı oluyorlar. Ayrıca boş zamanlarında oyun alanlarımız var; Masa tenisi, langırt ve air hockey oynayabiliyorlar. Play-Station’larımız var. Kütüphanemiz ve bilgisayarda da boş vakitlerini geçiriyorlar.

Ümit Ünsal: Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’ne Türkiye’nin en çok hangi bölgelerinden öğrenciler geliyor ?
Bercis Merdanoğlu: Türkiye’nin her bölgesinden çocuklar geliyor.

“O bağlılık o birlikte büyüme, aynı şartlar altındaki o aitlik duygusu mutlaka sahaya yansıyacaktır”

Ümit Ünsal: Bu yıl başlatılan uygulamayla birlikte Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’nin yatılı olması sayesinde kardeş gibi büyüdüklerini düşünüyorum. Bu konu ile ilgili siz ne düşünüyorsunuz?
Bercis Merdanoğlu: Dediğiniz gibi Kurs bittikten sonra hangi öğrenci diğerinin yarış bindiği hipodroma gittiyse birbirlerini misafir ediyorlar. Kardeş gibiler. Burada yaşananların sahaya da yansıyacağını düşünüyorum. Bunun meyvesini ilerleyen senelerde yiyeceğiz çünkü okulumuz daha yeni yatılı oldu. O bağlılık o birlikte büyüme, aynı şartlar altındaki o aitlik duygusu mutlaka sahaya yansıyacaktır.

Ümit Ünsal: Centilmenlik dışı hareketler için ne düşünüyorsunuz?
Bercis Merdanoğlu: İnsanın bedensel yaptığı her şeyin bir ifadesi var. Çünkü orada bazı hatalar kişinin kendisi ile ilgili. Her zaman başkası ile ilgili olmayabilir. Yarış içerisinde bedensel olarak yapılan hatalarda jokeyin kendine dönüp kişisel açıdan bakması gerekiyor. Çünkü bu hırstan başka bir şey olabilir aslında. Ben neden bu hatayı yapıyorum? Yarış içinde o an hissettiğim şey neydi? Beni doğru yapmaktan alıkoyan duygum ne? Hayatta ulaşmak istediğim hedefime hırs yaparak mı azmederek mi gelebilirim? Olmak istediğim noktada beni engelleyen duygularım ne? diyerek kendini mutlaka sorgulaması ve farkındalık kazanması gerekiyor.

Ümit Ünsal: Bütün jokeyler profesyonel destek almalı mı?
Bercis Merdanoğlu: Herkes destek almalı. Başarılı olan insan kendini bilen farkındalıkları fazla ve kendini eleştirebilen insandır. Bu nedenlede alınacak destek başarıyı arttırır.

“Onların hep yanındayız”

Ümit Ünsal: Profesyonel destek alıyorlar mı ?
Davut Akdı: Her zaman söylüyorum. Bizim okulumuzdan mezun olan bütün öğrencilerin bir şansı var. Bizim okulumuzu okurken de bitirdikten sonra da çok şanslılar. Çünkü bir hocaları var burada. Kapı açık. İstediği her şeyi paylaşabilir. Gelip konuşmaları lazım. Bazıları geliyorlar. Hocam görüşebilir miyiz, deyip görüşüyorlar. Vahdettin Kaplan ve Mustafa Çiçek gibi buradan mezun olan çocuklarımız kendilerini eleştiren, hatalarını anlayan ve çabucak düzelten çocuklar mesela. Benim dönemimde olduğu için ben bunları söylüyorum. Altı senedir çok büyük avantajları var. Buradan tekrar söylemek isterim ki jokeylerimiz okulumuza gelsinler, psikolog hocaları burada, bizde biniş hocaları olarak buradayız ve onların hep yanındayız. Telefonlarımız bütün öğrencilerimizde var. Zaten yarış sonrası onları arayıp ya da onlar beni arayıp bazen eleştiri bazen tebrik ediyorum. Diğer illerden buraya gelen çocuklar telefon ile arayıp “Sizi özledik hocam, buluşalım” diyorlar. Kimisi de “Yarışlarım var mekanikte biraz çalışabilir miyim?” diyor. Türkiye Jokey Kulübü burada Tuncel Aydın ve Murat Kuluöztürk burada, okula çok önem veriyorlar. Bize her konuda destek oluyor.

Ümit Ünsal: Eleştiriye açıklar mı?
Davut Akdı: Açıklar. Biz onların öğretmeniyiz. Biz onlara iki sene boyunca kendi çocuklarımızdan farksız davrandık. Buradaki tüm öğretmenler çocuklarla oldukça ilgililer. Her hafta kaset gösterim günlerimiz var. Kendi çalışmalarımızı ve Türkiye’nin tüm hipodromlarında yapılan faullü yarışlar, centilmen yarışlar, yer tutuşlar gibi bunların hepsini haftada bir gün olmak üzere izletiyoruz. Birbirlerini eleştirmeyi öğretiyoruz. Kişisel bir yorum yapmadan eleştirebilirsiniz, diyoruz. En sonunda doğru olanı biz söylüyoruz.

Benzer Haberler

Yorum yapın