At Yarışı Haber Sitesi | At Yarışları Video | Galoplar | Ganyan Bilgileri

at yarışı facebook at yarışı twitter at yarışı vimeo rss at yarışı Reklamlarınız için : info@liderform.com.tr

Kalp, kalpten üstündür -2-

29 Eylül 2014 / 13:19   |   330 Okundu   YAZDIR
Kalp, kalpten üstündür -2-

Atların evcilleştirildiği yıllardan bugüne kadar, bu canlıların hızları artmış, atletik bir bedene kavuşmuş ve insanoğlunun istekleri doğrultusunda gelişimlerini sürdürmektedirler. Gerek at sahipleri gerekse binicileri ve bakıcıları tarafından atların yüreği hep ön plana çıkartılmış ve yüceltilmiştir.
Kalbin nitelik ve nicelik bakımından aynı tutulması ve övgüye değer bulunması ile söz konusu organın anatomik özelliklerinden çok atın genel karakteri kastedilmektedir. Gerçekten kalp veya yürek denildiği zaman, organik özellikler değil, cesaret, kahramanlık ve soyluluk gibi üstün vasıflar yansıtılmaktadır. Atın atletik performansını veya başka bir deyişle yarış karakterini etkileyen kalp ve damar sisteminin önemi ikinci planda kalmıştır.
Yarış atlarında kalp rahatsızlıkları veya hastalıklarının görülme oranı oldukça düşüktür. Örneğin atlarda kalp krizi çok ender görülür. Dejeneratif kalp hastalıkları, insanlardaki gibi damar tıkanıklıkları ve kalp kasına ait bazı rahatsızlıklar atlarda neredeyse hiç görülmez diyebiliriz. Bu gibi hastalıklar insanlardaki nedenlerden değil, beden içinde göç eden parazitler gibi başka rahatsızlıkların ikincil sonuçları olarak ortaya çıkarlar ki, bunların da önlenmesi ve sağıtımı kolay sayılabilir.
Bununla birlikte bazı yapısal bozuklukların ve kalp hastalıklarının atlarda görüldüğü ve at için çok önemli olduğu atın ilgilileri tarafından bilinmelidir.
Bir at sahibinin, antrenörün veya at severin bir kardiyolog kadar bilgili olması beklenmez. Fakat bedenin diğer organlarında olduğu gibi, kalbin anatomisi, işleyişi ve bazı sorunları hakkında genel bilgi sahibi olunmasında yarar vardır.
İnsanlar ile birlikte aynı tarzda yaşadıkları ve benzer beslenme alışkanlıklarından dolayı evcil kedi ve köpeklerde insanlardaki kalp hastalıklarına rastlanmaktadır. Buna diabet (şeker) hastalığı da dahildir. Fakat atlar genel olarak mükemmel kalp sağlığına sahiptirler denilebilir. Bizi bu kanıya götüren neden, atların her türlü lüksten yoksun sade yaşam tarzlarıdır. İnsanlarda damar sertliği ve damarlardaki dejenerasyonlardan dolayı ortaya çıkan pek çok hastalık atlarda görülmez.
Atlar düzenli olarak egzersiz yaparlar. Vejeteryan bir beslenme rejimleri vardır. Alkollü içki ve sigaradan uzak dururlar. İnsanların günlük yaşamda karşılaştıkları kadar strese maruz kalmazlar. Yarış atlarında görülen kalp hastalıkları veya kalbin çalışmasındaki düzensizlikler çok çeşitlidir. Sorunlu kalp taşıyan atlardaki klinik belirtilerden bazıları ise; antrenman sırasında atın zorlanma anında çabuk yorulması, kısa kısa soluk alıp verme, solunum sayısının artması ve atın soluk alıp verme hareketlerini telaşlı bir şekilde yapması, kondüsyon kaybı, zayıflık ve ileri derecedeki olaylarda şok ve bayılma durumu, karın veya göğüs bölgesinin alt tarafında deri altında sıvı toplanmasıdır.
Kalpteki sorunun derecesine veya şiddetine göre, atın orta düzeyde veya ağır egzersiz yaptığı zaman, yukarda sayılan klinik belirtiler ortaya çıkar. Fakat çok ileri derecedeki kalp sorunlarında, at antrenman yapmasa bile hatta dinlenme anında da bu belirtileri görmek olasıdır.
Kalp rahatsızlığı bulunan bir atın fiziksel muayenesinde, kalp sesleri dinlenir, kalp sayısı veya ritmindeki anormallikler açığa çıkartılmaya çalışılır. Stetoskop ile yapılan basit bir muayenede herhangi bir sorundan şüphelenildiği zaman hastalığın adını koymak için elektrokardiyogram ve kalp ultrasonografisi (ekokardiyogram) çekilir. Bu tanı yöntemleri ile daha kapsamlı bir muayene yapılmış ve anormalliğin derecesi belirlenmiş olur. Olanaklar ölçüsünde göğüs bölgesinin radyografisi (röntgeni) çekilir. Böylece kalbin büyüklüğü, akciğerlerdeki ve göğüs boşluğundaki anormalliklerin de ortaya çıkarılmasına yardımcı olunur. Fakat göğüs radyografisi atın bedensel büyüklüğünden dolayı her klinikte yapılabilecek bir uygulama değildir. Kalbin yapısındaki veya çalışmasındaki bozukluk, tam olarak açığa çıkarsa bundan sonraki süreçte yapılacaklara karar vermek daha kolay olur.

Veteriner Hekim Reha Gültepe

(23 Eylül 2014 Salı günkü 1071 sayılı Yarış Dünyası Dergisi’nden alınmıştır)

Benzer Haberler

Yorum yapın