At Yarışı Haber Sitesi | At Yarışları Video | Galoplar | Ganyan Bilgileri

at yarışı facebook at yarışı twitter at yarışı vimeo rss at yarışı Reklamlarınız için : info@liderform.com.tr

Nurlar içinde yatsınlar…

18 Nisan 2014 / 17:03   |   347 Okundu   YAZDIR
Nurlar içinde yatsınlar…

Bu köşede sizlerle buluşamadığım bir yıl içinde atçılık camiamız birçok değerli üyesini yitirdi. Geçen yıl bu anlamda, tam bir kabus gibi geçti.

Elbette günün birinde hepimiz sessizce göçüp gideceğiz bu dünyadan. Kural bu. Aşık Veysel’in dediği gibi,

 “Dünyaya geldiğim anda, yürüdüm aynı zamanda

İki kapılı bir handa, gidiyorum gündüz gece”

Bir kapıdan girip öteki kapıdan çıkıyoruz. İstisna yok. Bunu biliyoruz, biliyoruz da gene de yüreğimiz burkuluyor gidenleri düşündüğümüzde.

Sonra, “Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı…” diye inceden bir ağıt yakıyoruz.

Sonuçta hiç kimse kazık çakmıyor bu dünyaya. Zengin-fakir, şişman-zayıf, o dinden-bu dinden, o ırktan-bu ırktan, siyah-beyaz… Farketmiyor.

Peki insanoğlu gereken dersi çıkartabiliyor mu bu “gerçek”ten? Sanmıyorum.

Öyle olsa, kimse kimseye çelme takmaya çalışmaz, kimse kimsenin kalbini kırmaz, kimse kimseden nefret etmez, kimse kimseye kin beslemezdi…

Ölüm dedim de aklıma geldi. Geçenlerde Amerikan Discover dergisi ölümle ilgili ilginç bilgiler yayınladı!

Ölümden sonra üç gün içinde akşam yemeğinizi öğütmenize yardımcı olan enzimler sizi yoketmeye başlar. Bozulmuş hücreler bakteriler için besin kaynağı olur ve vücudunuz kısa bir süre içinde çürür.

İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren yaklaşık 100 milyar insanın öldüğü tahmin ediliyor.

1951 yılından beri neredeyse hiçbir Amerikalı aşırı yaşlılıktan dolayı ölmedi.

İnsanların ölüm sebebi ne olursa olsun, ölüm her koşulda oksijen yetersizliğinden dolayı gerçekleşiyor.

Hindistan’daki zerdüştler ölülerini akbabaların yemesi için açıkta bırakıyor.

Amerika’da insanların yüzde 80’i hastanelerde ölüyor.

Her yıl 100 kişi tükenmez kalem yutmaktan ölüyor.

Her yıl 2.500 solak, sağ elini kullananlar için yapılmış araçları kullanmaya çalışırken ölüyormuş.

İlk kez ölüleri toprağa gömme işlemi, İspanya’nın Atapuerca bölgesinde 350 bin yıl öncesine dayanıyor.

1907 yılında Massachusetts’li bir doktor, özel bir ölüm döşeği tasarladı. Sonra da insan vücudunun ölüm anında 21 gram kaybettiğini rapor etti. Bu nedenle ruhun 21 gram tuttuğu varsayılıyor.

Nerden daldım bu “ölüm” konusuna bilmiyorum.

Oysa bu hafta yaşamın güzelliklerinden bahsetmek vardı aklımda. Yazının ilk cümlesi de şöyle olacaktı,

“Yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür

ve bir orman gibi kardeşçesine…”

Demir Karahan

 (18 Mart 2014 Salı günkü 1044 sayılı Yarış Dünyası Dergisi’nden alınmıştır)

Benzer Haberler

Yorum yapın