At Yarışı Haber Sitesi | At Yarışları Video | Galoplar | Ganyan Bilgileri

at yarışı facebook at yarışı twitter at yarışı vimeo rss at yarışı Reklamlarınız için : info@liderform.com.tr

Ritim bozuklukları

13 Ekim 2014 / 18:09   |   363 Okundu   YAZDIR
Ritim bozuklukları

Her hafta aynı konuyu işlemek, okuyucu açısından sıkıcı olursa da konunun bütünlüğünü bozmamak için, ritim bozuklukları ile kalp rahatsızlıklarını tamamlamış oluyoruz. Önümüzdeki günlerde bu konudaki yenilikleri ve gelişmeleri fırsat buldukça size aktarmaya çalışacağım.
Genel olarak yarış atlarında sonradan kazanılmış veya anadan doğma değil sonradan olma kalp hastalıklarına fazla rastlanılmaz. Fakat sonradan gelişen kalp hastalıkları da vardır ve genellikle beş yaş ve üstü atlarda görülür. Ara sıra genç atlarda da görüldüğü bildirilmiştir. Sonradan oluşan kalp hastalıklarının oranı, doğuştan gelen kalp kusurlarından biraz fazladır.
Yaşın ilerlemesi ile birlikte akciğerler, kalp kası ve kalp kapakçıklarında dejeneratif değişiklikler meydana gelir. Kalp kapakçıklarının zayıflaması ile birlikte kalp ritminde düzensizlikler görülür ve bunlar kolayca saptanır. İlerleyen yaş ile birlikte ortaya çıkan kalp rahatsızlıklarında en çok görülen klinik belirtiler, form düşüklüğü, atın çabuk yorulması, ağır antrenman veya yarış sonrası kısa kısa soluk alıp verme, kalp murmurlarının saptanması, düzensiz kalp atışları veya diğer hastalık belirtileri olmaksızın kalpte duyulan anormal sesler sayılabilir.
Dinlenme anındaki bir atın kalbi dakikada otuz ile elli arasında vuruş yapar. Buna sinus ritmi denir. Pek çok atın kalbinde dinlenme anındaki süre uzayabilir. Vuruşları arasındaki bu duraklamalara AV blok denir. Çalışma sırasında bu duraklamalar kayboluyor ise normal kabul edilir ve önemsenmez.
Normal bir kalbin vuruşları arasındaki süre aynıdır. Bazen bu ritim bozulur. Kalp ritmindeki elektriksel kökenli bozukluğa atriyal fibrilasyon denir ve aritmi olarak bilinir. Çok çeşitli aritmiler vardır. En yaygın olanı ve atın performansını düşüreni atriyal fibrilasyondur. Kalp yetmezliği ile ilgili ciddi belirtiler gösterir. Bu aritmi çeşidinde düzensiz elektrik akımı oluşur. Kulakçıkların kasılmaları da normal değildir. Kalp vuruşları (atımları) düzensizdir ve önceden belirlenemez. Atriyal fibrilasyon bulunan atlarda yapısal kalp hastalığı veya kulakcık genişlemesi de olmasına rağmen kalp hastalığına ilişkin klinik belirtiler ya çok azdır ya da hiç görülmeyebilir. Olayların çoğunda, dinlenme anında, kalp yetmezliğine ait bulgular saptanamaz. Ancak at çalıştırılırsa, egzersiz sırasında bu sorun belirgin duruma geçer.
Elektrokardiyogramda, normal atriyal (kulakçığa ait) dalgaların eksikliği ve çok düzensiz ventrikuler (karıncığa ait) dalgaların okunabilmesi ile aritminin doğru tanısı konulabilir. Elektrokardiyogramın değerlendirilmesi deneyim gerektirir. Bundan başka, kalbin yapısal ve mekanik işlevinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi için ekokardiyografi önerilmektedir. Sağıtım, iyileşme şansı ve atın tekrar eski performansına kavuşabilmesi, kalpteki mekanik bozukluğun varlığı veya yokluğu ile yakından ilgilidir. Çok mekanik bozukluk varsa veya hiç yoksa, ağızdan veya enjeksiyon yolu ile kullanılacak ilaçlar sayesinde aritmi, normal ritme dönüşebilir. Atların çoğu eski performansına ulaşabilir.
Eğer ciddi bir kalp hastalığı varsa ve kulakçık genişlemişse, iyileşme çok zordur ve aritminin normale dönüşmesi için yapılan sağıtım çabaları başarısız olur. Ritim bozukluğu kalıcı hale geçer. Kalp yetmezliğinin belirtilerini ortadan kaldırmak ve kalbi rahatlatmak için kullanılan ilaçların yararları sınırlıdır. Fiziksel aktivitede biraz gelişme sağlanabilir.
Atlarda en çok görülen sonradan ortaya çıkan kalp rahatsızlığı dejeneratif kapakçık sorunlarıdır. Kalp kapakçıklarının şekli zamanla bozulur ve kalınlaşırlar. Görevlerini tam olarak yapamazlar. Bir veya birden fazla kapakçıkta görülebilir. Kalp murmurları ve kalp odacıklarının genişlemesi ile ilişkilidir. Kapakçığın yetersizliği ileri derecede ise, ilgili toplar damar içinde basınç artar ve sıvı toplanmaları (ödem) görülür.
Kapakçık rahatsızlıkları, muayene sırasında kalp murmurlarının saptanması ile tanınabilir. İki boyutlu ve Doppler ekokardiyografi de tanıya yardımcı olur.
Genel anlamda hafif veya orta dereceli kapakçık yetersizlikleri, hastalık belirtisi göstermeyebilir. Böyle atlar hafif egzersizleri zorlanmadan yapabilirler. İleri derecedeki kapakçık yetmezliklerinde kalp yetmezliği belirtileri de vardır. Atriyal fibrilasyon ve ciddi şekilde kalp genişlemeleri de olur. Bu sorunları taşıyan atların fiziksel aktivite yapmalarında sakınca vardır.
Atlarda yapılan otopsi çalışmalarında, kalp kasında (kulakçık ve karıncık) küçük doku ölümlerine rastlanmış ve bunlar tesadüfi bulgular olarak değerlendirilmiştir. Bu küçük ölü kısımların kalp kasının işleyişini engellemesi çok enderdir. Fakat bazı atlarda anormal elektrik aktivitesine ve aritmiye neden olabilirler. Atlarda kalp kası yangısı, sakağı, grip gibi mikrobik hastalıkların beden için yayılması veya iç apseler sonucu ortaya çıkar. Kalp kasının çeşitli zehirler ile tahrip olması, E vitamini ve selenyum eksikliğinden etkilenmesi oldukça ender görülen olaylardandır.
Yarış atlarının kalp hastalıklarının nedenleri genellikle birden çok olabilir ve saptanması kolay değildir. Atlarda bu tür rahatsızlıkların görülmesinde genetik özellikler de önemli rol oynar. Bazı atlar genetik yapılarından dolayı kimi hastalıkların gelişmesine yatkın olabilmektedirler. Belirli ırk ve ailelerde genetik yatkınlığın payı daha belirgindir. İnsanların aksine beslenme ve egzersiz atların kalp hastalıklarında önemli bir etken olarak görülmemektedir. Aynı şekilde atlarda damar sertliği, yüksek kolesterol sonucu kalp krizi görülmez. Hemen hemen tüm kalp hastalıkları doğuştan gelme veya dogmasal kaynaklı ve yaş ile gelişen rahatsızlıklardır.
Atları kalp hastalıklarından korumak için yapacak fazla bir şey yoktur. Bununla birlikte genetik kaynaklı sorunlara karşı, şüpheli veya bilinen bireyleri damızlıkta kullanmamak, gelecek kuşakları doğmasal kusurlardan koruyacaktır. Ayrıca yaşamının erken dönemlerinde, sonradan edinilen kalp hastalıklarına yakalanan atların da bu özelliği taylarına aktarabilecekleri bildirilmektedir.

Veteriner Hekim Reha Gültepe

(07 Ekim 2014 Salı günkü 1073 sayılı Yarış Dünyası Dergisi‘nden alınmıştır)

Benzer Haberler

Yorum yapın