At Yarışı Haber Sitesi | At Yarışları Video | Galoplar | Ganyan Bilgileri

at yarışı facebook at yarışı twitter at yarışı vimeo rss at yarışı Reklamlarınız için : info@liderform.com.tr

Sportif atlar

25 Haziran 2014 / 15:48   |   416 Okundu   YAZDIR
Sportif atlar

Her alanda olduğu gibi, günümüzün yarış sektöründe de çok hızlı değişimler ve yenilikler meydana gelmektedir. Bunları izlemek ve uygulamak, gelişmek ve ilerlemek için kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Yarış atı sağlığı ve antrenmanı konusundaki araştırmaların sonuçları pratiğe çevrilerek, veteriner hekimler ve antrenörler bilgilendirilmektedir. Geleneksel antrenman ve beslenme yöntemlerine daha farklı alternatifler üretilmektedir.
Bu arada insanlar hakkında yapılan bilimsel çalışmalar sporcu sağlığından at sağlığına uyarlanmakta, her iki konu birbirine yol gösterici olmaktadır. Sağlık, beslenme ve antrenman konularında çıkan pek çok kitap, dergi v.b. yayın, ilgili kişilere yardım amacını gütmektedir.
Atlar, artık eskisi gibi tarım alanında kullanılmamaktadır. Tarımdaki rolünü kaybetmesine rağmen, sportif amaçlı atçılık hızla yayılmaktadır. Dinlendirici özelliği nedeniyle, hobi ve eğlence amacıyla açılan haraların sayısı hızla artmaktadır. Buralara Binicilik Merkezi, Atçılık Kulübü gibi isimler verilmektedir.
Atların beden gücünden yararlanmak yerine, artık atletik özellikleri ön plana çıkmıştır. Arabalı, düz ve engelli yarışlar, konkur hipik müsabakaları, dresaj, rodeo, polo ve çeşitli binicilik gösterileri çok değişik at ırkları tarafından gerçekleştirilmektedir. Her konu hakkında yazılmış çok sayıda kitap, meraklıların hizmetine sunulmuştur. Bugün biniciler, antrenörler ve veteriner hekimler daha geniş bilgilere, daha çabuk ve kolay ulaşabilmektedir. Bilimsel araştırmaların sonuçları konuyla ilgili herkese yol göstermekte, antrenmandan beslenmeye kadar her alanda uygun değişiklikler yapılmaktadır.
Son yıllarda atların egzersiz fizyolojisi üzerine yapılan çalışmalar, insanlar üzerinde egzersiz ve spor hakkındaki bilimsel araştırmalar, yarış atlarına kolayca ve büyük umutlarla uygulanmaktadır.
Yarış atlarının antrenmanı hakkında da pek çok makale ve kitap yayınlanmıştır. Bunlardan bir kısmı, bilimsel araştırmalardan uzak kalmıştır. Sonuçta zaman kaybına yol açmakta, atlarda herhangi bir gelişme sağlayamamaktadır.
Yarış atlarında üstün atletik performans görülmesi, pek çok etmenin biraraya gelmesiyle sağlanır. Bu etmenlerin büyük bir çoğunluğu, bireysel olarak ata özgü beden içindeki sistemlerden kaynaklanır.
Atların yarış performansını etkileyen fizyolojik özelliklerden bazıları kalp büyüklüğü, dokulardaki gaz alışverişi, enerjinin dağıtılması ve kullanılması, anaerobik kapasite, iskelet kaslarının yapısı, kandaki hemoglobin konsantrasyonu ve biomekanik etkenlerdir.
Bunlardan başka akciğerlerin bir solukta aldığı hava hacmi, kalp sistemi ve işlevi, aerobik enerjinin dağılımı ve kullanılması, oksijenden kas dokusu tarafından yararlanılması da, oksijenin dolaşım zincirini etkileyen olaylardır. Bilindiği gibi, havadaki oksijen alınan solukla birlikte akciğerlere dolar. Soluk borusu, bronşlar ve bronşiyoller aracılığıyla alveol denilen hava odacıklarına gelir. Buradaki kılcal damarlar boyunca, soluk alınan havadaki oksijen kan dolaşımına karışır. Kandaki hemoglobin sayesinde, kan dolaşımıyla tüm beden dokularına yayılır. Ulaştığı her hücrenin mitokondri denilen özel bölümü tarafından oksijen kullanılır. Bu yolculuk sırasında aksayan bir nokta varsa, hücreler yeterince oksijenden yararlanamazlar. Oksijenle ilgili kısaca aerobik diye tanımlanan olaylar dizisi, uzun ve karmaşık sayılabilir. Bunun tersine kısa süreli ve yoğun egzersiz için enerji sağlanması, anerobik enerji yoluyla daha direkt şekilde olur.
Sonuç olarak yarış atlarının fizyolojik kapasiteleri, atletik performansı ve dolayısıyla yarış yaşamıyla yakından ilgilidir. Bu nedenle, dış görünüşlerinden belli etmedikleri fizyolojik kapasiteleri tam olarak anlaşılamadığı için bir grup at içinde hangisinin açık yarış atı, hangisinin handikap atı olduğunu uzaktan bakarak belirlemek olanaksızdır.

Antrenman ile gelişme

Yarış atlarının her zaman formunun zirvesinde olması, yarış performansını devam ettirebilmesi için, sakatlıklardan uzak kalması ve elde ettiği yüksek form grafiğini uzun süre sürdürebilmesi istenir.
Her gün düzenli antrenman yapan ve yarış yaşamını sürdüren atların en büyük sorunu, kas – iskelet sistemine ilişkin sakatlıklardır. Pek çok atın yarış yaşamına malolan, en başta gelen sorun budur. Yarış atları üzerinde yapılan çalışmalarda kas – iskelet sistemi sakatlıkları, atın yarış yaşamını bitiren diğer faktörlerden büyük oranda önce gelir.
Hareket sisteminin düzenli çalışmasını engelleyen ve atı uzun bir süre sahalardan ayrı tutan sorunlar pek çok etkenden kaynaklanabilir. Atın beden yapısı (Konformasyon), antrenman düzeyi (Antrenmanın süresi ve sertliği), atın yaşı gibi, atın sakatlanmasını hazırlayıcı ve yapıcı çeşitli faktörler bulunur. Antrenmanda amaç; Yumuşak dokuların, kemiklerin dayanıklılığını ve gücünü en üst düzeye yükseltmektir. Bunu yaparken de belirli bir tempoda gitmek, gelişmesini tamamlayamamış dokuları fazla zorlamamak gerekir.
İngiliz tayları genellikle bir buçuk yaş civarında antrenman yapmaya başlarlar, fakat bu dönemde kemiklerin gelişmesi henüz tamamlanmamıştır. Büyüyen taylarda, kemiklerin mineral yapısı ve yoğunluğunda ufak tefek değişimler olur. Genellikle sütten kesilme döneminde başlayan kemiklerin mineral madde içeriği, taylar antrenmana başlayana kadar devam eder.
Antrenmanın ilerlemesiyle birlikte, İngiliz tayları yaklaşık yirmidört – yirmialtı aylık oldukları zaman kemiklerin gelişmesi tamamlanır, içeriğinde de fazla değişim olmaz. Orjine, bakım ve beslenme koşullarına da bağlı olarak, ortalama iki yaş civarında kemiklerdeki mineral madde yoğunluğu da sabitleşir.
Büyüyen taylarda kemiklerdeki gözenekli yapının azalmasına bağlı olarak, kemiklerin güçlerindeki ve dayanıklılığındaki artış ultrason yardımıyla izlenerek ortaya çıkarılmıştır.
Kemiklerin gelişimiyle antrenmana ayak uydurabilmelerinin önemi, bu tarz bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Bununla birlikte ligament, tendo ve kaslar gibi yumuşak dokuların da yapılan antrenmana dayanacak güçte olmalarının önemini herhalde belirtmeye gerek yoktur.
Son zamanlarda yapılan araştırmalar; Tendonların uzunluk, kalınlık, yoğunluk gibi fiziksel özelliklerini, atın bacak yapısının, eklem açılarının, hatta kemik uzunluklarının tendo rahatsızlıklarını hazırlayıcı ve yol açıcı olduğunu ortaya koymuştur. Uzun, gergin ve ince tendonlarda kopma, ödem v.b. yangısel olaylar daha sık görülmektedir.
Kemiklerin gelişimi dikkate alınırken, yumuşak dokuları da güçlendirici ve dayanıklılığını arttırıcı antrenmanları planlamak gerekir.
Her yaştaki yarış atına uygun ve ona özel antrenman yaptırılması, atın atletik yapısı gözönünde bulundurularak hem kemiklerini, hem de tendo ve ligament gibi hareket sisteminin diğer organlarını zorlamadan onları yarışa hazır duruma getirmesi açısından önem taşır.

Reha Gültepe

(17 Haziran 2014 Salı günkü 1057 sayılı Yarış Dünyası Dergisi’nden alınmıştır)

Benzer Haberler
“Sportif atlar” için 1 Yorum
  1.   İsim Soyisim : Selçuk Bayav deliormanlı 25-06-2014

    YAZILARINIZI DAHA SIK BEKLİYORUZ HOCAM EMEĞİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK SELAMLAR..

    Yorumu Cevapla   veya   Yeni Yorum Yaz

Yorum yapın