At Yarışı Haber Sitesi | At Yarışları Video | Galoplar | Ganyan Bilgileri

at yarışı facebook at yarışı twitter at yarışı vimeo rss at yarışı Reklamlarınız için : info@liderform.com.tr

Var mı arttıran?

27 Temmuz 2014 / 19:09   |   979 Okundu   YAZDIR
Var mı arttıran?

At yarışlarının da içerisinde bulunduğu “Şans Oyunları Sektöründe” nihayet bir özelleştirme ihalesi gerçekleştirilerek yıllardır devam eden süreçte ciddi bir merhale alınmış oldu. Uzun yıllardır özelleştirileceği açıklanan ancak gerekli şartlar bir türlü oluşamadığı için ihale süreci çok uzun süren Milli Piyango’nun 2009 yılında yapılan ilk ihalesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın belirlediği 1,6 milyar USD alt limiti veren çıkmadığı için iptal edilmişti. Bu defa 3 Konsorsiyumun teklif verdiği ihale açık arttırma neticesinde yaklaşık 2 misli artış oranı sağlanarak KDV dahil 3,25 milyar USD ile Net Şans- Hitay OGG ortaklığı tarafından kazanıldı. Tam 40 tur süren ihale ile çekiliş düzenleme hakkı Milli Piyango İdaresine ait olan “şans oyunları lisansı” 10 yıl süre ile topluca verilmesi suretiyle özelleştirilmiş oldu. Net Şans- Hitay OGG lisans süresince her takvim yılı için elde ettiği hasılattan % 25, diğer gelirlerin brüt tutarı üzerinden de % 28 pay alacak, lisansa konu faaliyetleri gerçekleştirmek için yapacağı her türlü işletme, yatırım ve finansman giderleri ile dağıtım kanallarına ödeyeceği satış komisyonu, bayi primleri ve benzerleri bu orana dahil olacaktır. Hasılatın % 40 ila % 59’unu ikramiye olarak dağıtılacak, bakiye Devlete kalacaktır.

Bu paylaşım TJK’nın da tabi olduğu 5602 sayılı “Şans Oyunları Hâsılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanun” da belirlenen dağılımın aynısıdır

Milli Piyango İdaresinin sahip olduğu yazılım, donanım ve oyun terminalleri gibi hiçbir varlık, lisansın ve özelleştirmenin konusu olmayacaktır. Buna karşılık, lisans sahibi, Milli Piyango İdaresi tarafından pazara sunulmuş mevcut oyunları oynatmaya ve söz konusu oyunlara ait logoları ve isimleri kullanmaya devam edebileceği gibi pazara yeni oyunlar da sunabilecektir. Milli Piyango İdaresi bundan sonra lisansa konu şans oyunları faaliyetlerinin sadece denetleme görevini üstlenecektir. Milli Piyango İdaresi ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında parafe edilecek Lisans Sözleşmesi Danıştay’a gönderilecektir. Lisans Sözleşmesi’nde, Danıştay’ın onayı ya da yapacağı değişiklikler sonucunda oluşacak nihai metin imzaya açılacaktır. Ödeme tercihine göre ödeme yapılması ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesinden sonra Lisans Sözleşmesi imzalanarak yürürlüğe girecektir.
MP ihalesinden de kolaylıkla anlaşılacağı gibi Devletin özelleştirme neticesinde “Kamu Payını” garanti altına alacak bir modeli tercih ettiği açıkça bellidir. Sayın Maliye Bakanının yaptığı açıklamada da teyit edildiği gibi ayrıca, lisans alan yüklenicilerin denetlenmesi ve bu tür işlerin takibi için MP İdaresi bünyesinde “Şans Oyunları Genel Müdürlüğü” gibi bir birim kurulacaktır. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son olarak, Milli Piyango İdaresi’ne ait şans oyunlarının özelleştirme ihalesine ilişkin, “Biz devleti kumar oyunları düzenlemekten çıkarmak istiyoruz. Milli Piyango da süreç çok şeffaf. Benim hiçbir dönem olmadığı gibi bugünde herhangi bir fiyat üzerinden yorum yapmam doğru olmaz. Çünkü bizim bir rezerv fiyatımız var. Onun altında satmayız. Hiçbir yerde olmadığı kadar bu süreç şeffaf bir şekilde götürülecek” açıklamasını yapmıştır.
Lisans hakkını kazanan özel sektör firması özellikle Amerika’da bulunan bu konularda dünyanın en önemli firması olan muhtemel yeni ortağının (Scientific Games ) finansal desteğine ihtiyaç duyabileceği ve bu ortağın sahip olduğu teknoloji ve Türkiye’deki e-bahis ortağı ile birlikte MP’nun oynatmakta olduğu oyunlardan çok daha ilgi çekici ve oyun oynama platformlarına çok daha kolay ulaşılabilecek ve oynanabilecek yeni oyunlar ekleyerek satışlarını attırmaya çalışacağı ifade edilmektedir. Çünkü, Kurumlar Vergisine tabi olarak, hakikaten beklenenin üstünde bir meblağ olarak ödenmesi taahhüt edilen tutarın, yani yatırım geri dönüşünün (ROI) mümkün oldukça kısaltılması için yılda ortalama % 10 gibi büyüme hedeflenmesi ve beklenen karlılığın oluşması sağlanmaya çalışılacaktır. Bu hedefleri gerçekleştirebilecek yeni yatırımların ve değişikliklerin süratle yapılacağı aşikârdır. Bu kapsamda MP’un tradisyonel bayi yapısının değişmesi, internet vasıtasıyla e-bahis/e-bayi ortamının daha çok ve etkin kullanılması, bayi teminat ve primlerinin yeniden gözden geçirilmesi, satış ve pazarlama, reklam, tanıtım faaliyetlerinin daha agresif olması ilk akla gelen değişimlerdir.
Bilindiği gibi, “Şans Oyunları Sektörü” içersinde yer alan Spor-Toto Teşkilatı da özelleştirme kapsamında yer almaktadır. Milli Piyango sonrasında sıra bu kurumdadır. Futbol üzerine bahis toplama yetkisi 5583 sayılı Kanunla Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne aittir. Bu yetkiyi Spor-Toto Teşkilat Başkanlığı eli ile kullanmaktadır. Spor-Toto Teşkilat Başkanlığınca 5738 sayılı kanunla yapılmış olan ihalede; hâsılattan pay verilmesi modeliyle, ileri teknoloji ve yüksek maddî kaynak gerektiren, at yarışları hariç olmak üzere, spor müsabakaları üzerine sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarını düzenleme işine ilişkin merkezî bahis sistemi ve risk yönetim merkezinin kurulması ve işletilmesi ile başbayilik iş ve hizmetleri, özel hukuk sözleşmesi ile özel hukuk tüzel kişilerine yaptırılması şeklinde devredilmiştir. Bilindiği gibi futbol üzerine “Sabit İhtimalli” bahis toplanmaktadır. İhaleyi hâsılattan alacağı pay yüzdesini en düşük veren ve toplam hasılattan % 1.4 pay almayı teklif eden İnteltek adlı firma kazanmıştır. İnteltek firması 5 yıldır “İddaa”yı işletmektedir. Lisans süresi 10 yıldır ve özelleştirmede lisans satışı modeli uygulanırsa, Devletin yeni lisansları internet ve mobil haklarının yanı sıra bayi zinciri kurma şartıyla birlikte açık artırmaya çıkabileceğini ifade edilmektedir. Bu modelde de lisans sahibine hasılattan pay verilmesi söz konusudur.
Hatırlatmak gerekirse, son olarak iktidar partisi milletvekillerinin at yarışlarının özelleştirilmesi ile ilgili olarak TBMM’e sundukları, ancak, daha sonra geri çektirilen, kanun maddesi teklifini incelersek at yarışları için de aynı senaryonun yazıldığının ipuçlarını rahatlıkla görebiliriz. Kanun teklifinde de yer aldığı üzere, at yarışlarının özelleştirilmesinde at yarışları üzerine bahis düzenleme hak ve yetkisinin “Özelleştirme İdaresi Başkanlığına” verilmesi ve müşterek bahis düzenlemeye ilişkin lisansının özel müteşebbislere satılması ve lisansı alan şirkete aynı zamanda yarışların yapıldığı taşınmazların kullanım haklarının bedelsiz olarak devredilmesi öngörülmüştür.
Özelleştirmedeki en önemli amaç kamu haklarının takibini görevi salt olarak bu olan ve bu operasyonlarda kamuyu temsil eden bir Bakanlığa veya teşkilata verilerek halihazırda at yarışları düzenleme ve at yarışları üzerine müşterek bahis kabul etme hak ve yetkisine sahip olan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yetki ve misyonunu değiştirmektir.

At yarışları ile ilgili özelleştirme modeli Milli Piyango ve Spor-Toto özelleştirme modellerinden biraz farklı bir içeriğe sahiptir

Nitekim, tasarıda da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan at yarışları üzerine bahis düzenlenmesi hak ve yetkisinin alınması ve Devlet Kurumlarına sadece lisansa konu olan faaliyetleri izleme ve denetleme yetkisi verilmesi ön görülmektedir. Devredilmesi düşünülen lisans sadece at yarışları üzerine yurt içi ve dışından Müşterek Bahis kabulü hak ve yetkisinin devri ile ilgili kalmamakta, bu lisansı alan yükleniciye aynı zamanda at yarışlarının düzenlenmesi yetkisi de devredilmek ve hipodromların bila bedel kullandırılması istenmektedir. Dolayısıyla, at yarışları ile ilgili özelleştirme modeli Milli Piyango ve Spor-Toto özelleştirme modellerinden biraz farklı bir içeriğe sahiptir. Bence, söz konusu kanun teklifi hazırlanırken en kestirme yoldan gidilerek, at yarışlarının da Milli Piyango ve Spor-Toto modellerine benzer bir şekilde özelleştirilmesi öngörülmüştür.
At yarışlarında “Müşterek Bahislerin” özelleştirilmesi ve lisans hakkının MP olduğu gibi 10 yıl süre ile devredilmesi işin en kolay tarafı olarak önümüzde dururken, at yarışları işletmeciliğinin ise lisans sahibine verilmek istenmesi çok daha detaylı bir çalışma ile karar verilebilecek konudur. Sanıyorum özelleştirme sürecini işin bu tarafı uzatacaktır. Bilindiği gibi, TJK bugün dünyanın en gelişmiş ve modern müşterek bahis işletim sistemine sahiptir. Dünya bahis sektörü ile de entegre olabilen sistem için en azından acilen yeniden bir teknoloji değişikliği gerekmemektedir. Halihazırda tek yapılacak iş, e-bahis platformunun önceden olduğu gibi diğer oyunlarında oynandığı platformlara taşınmasıdır. Bu konuda özelleştirmeye gerek olmadığı da aşikârdır. Ama hala ne beklendiğini anlamak mümkün değildir. www.tk.org üzerinden bahis kabulünün rasyonel bir gerekçesi olduğunu sanmıyorum. Diğer tüm oyunlar bu platformlardan rahatlıkla oynanırken zaten bir gerekçe olması da anlaşılır gibi değildir. Kısa sürede bu kanalın normalleşeceği deklare edilmesine rağmen henüz bir gelişme olmamıştır. Bu suretle kaybedilen hasılat ve müşteriler ise işin bir başka tarafıdır. Uygulamanın en kısa sürede değiştirilmesini beklemekten başka çare yoktur. Değiştirilmezse zaten lisansı alan özel şirket ertesi gün bu değişikliği yapacaktır.
Müşterek Bahislerin özelleştirilmesi sonrasında, MP olduğu gibi bayi teşkilatı, internet vasıtasıyla e-bahis/e-bayi ortamının daha çok ve etkin kullanılması, bayi teminat ve primlerinin yeniden gözden geçirilmesi, satış ve pazarlama faaliyetlerinin daha agresif olmasını beklemek normaldir. Ancak, esas beklenti yarış ikramiyeleri ve yetiştiricilik primlerinin bugünküne benzer şekilde hasılatın belirli bir oranında sektörü fonlama da kullanılmasını garanti almaktadır. Lisans sahibine MP olduğu gibi % 25-26 pay verilmesi halinde söz konusu meblağlar bu pay içersinde yer alacağı için, Kurumlar Vergisine tabi olacak olan yüklenici firmanın mutlaka kar hedefi koyması ile birlikte, diğer işletme giderleri ile birlikte değerlendirileceği aşikardır. Bu bakımdan işletme giderlerini oluşturan kalemlerin tekrardan gözden geçirilmesi ve yeniden yapılandırılması ihtiyacı bulunmaktadır. Bugün TJK uhdesinde olan yetiştiricilik faaliyetlerinin en başta masaya yatırılacağı bellidir.
Bütün bu gelişmeleri toparlayıp değerlendirdiğimizde, aynı kapsam ve düşünce altında at yarışlarının da özelleştirme aşamasında ve sonrasında “Şans Oyunları” sektörünün tüm dünyada yaşanan gelişmelere benzer şekilde ülkemizde de yeni bir rekabet ortamı ve çehre kazanacağı bellidir. Bu değişikliklerle ilgili fikirlerimi bu sayfalarda her vesile ile ifade etmiştim. Gelişmelere baktığımızda tahmin ettiğim değişiklerin hızla oluşmaya başladığını görmekteyiz. Bu bakımdan atçılık camiasının tüm kişi ve kurumları ile yeni hayatın getireceği değişiklikler üzerinde kafa yorması ve camia için en iyi ve hayırlınsın olması için bir araya gelmesi zamanı geçmektedir. Ancak, ben maalesef henüz böyle bir iradenin oluştuğunu bile görememekteyim. Bırakın bir irade oluşturmasını herkesin kaderine razı bir şekilde gelişmeleri seyrettiği gerçeği ile yüz yüzeyiz. Tepeden tırnağa hepimiz seyrediyoruz, arka planda mutlaka bir takım girişimler olabilirse de atçılık sektörünün son derece şeffaf, demokratik ve kurumsal bir takım platformlarla özelleştirme konusunu enine boyuna tartışması atçılığın bekası için daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

“Şans Oyunları” sektörünün tüm dünyada yaşanan gelişmelere benzer şekilde ülkemizde de yeni bir rekabet ortamı ve çehre kazanacağı bellidir

Türkiye’de son 10 yılda Şans Oyunları sektörünün, yeni spor dallarının da dahil olmasıyla, iletişim teknolojisindeki hızlı gelişime de ayak uydurarak ne kadar hızlı büyüdüğüne ve pazar paylarının ise nasıl değiştiğine şahit oluyoruz. Kıran kırana geçen ve çok önemli bir meblağa ulaşan MP İhalesi bu gelişmenin ve değişimin gelecekte çok değişik bir hale geleceğini bir kez daha tüm açıklığı ile ortaya koymuştur. Son ihalede ödenmesi taahhüt edilen paranın fizibilitesi nazarı dikkate alındığında sadece MP ile ilgili oyunlarda 10.yıl sonunda 6 milyar USD hasılat elde edileceği öngörüldüğü hesap edilmektedir. Bu hedefi gerçekleştirmek için uygulanacak agresif satış ve pazarlama stratejileri tahmin etmemek mümkün değildir. Şans oyunlarının özel sektör açısından yatırım yapmak için bu derece cazip bulunması ve Devletin de bu tür işlerden çıkma kararlılığını atçılık camiası çok iyi değerlendirmelidir. Hala kendisi için hayati önemi taşıyan bir “Stratejik Planı” bile tamamlanmasına tepki bile göstermeyen ve en önemlisi bu eksikliği önemsemeyen bir sektörün özelleştirmenin getireceği nimet ve lanetlerine razı olduğu bellidir. Yaşanan gelişmelere rağmen hala camiamızda iyimser olarak nitelendirebileceğimiz bir kısım atçının beklentisi ise at satışlarında zaman zaman duyduğumuz “ Var mı arttıran?” “Yok attıran, çeeek!”i duymaktır?!

Turgay Kop

(22 Temmuz 2014 Salı günkü 1062 sayılı Yarış Dünyası Dergisi’nden alınmıştır)

Benzer Haberler

Yorum yapın