At Yarışı Haber Sitesi | At Yarışları Video | Galoplar | Ganyan Bilgileri

at yarışı facebook at yarışı twitter at yarışı vimeo rss at yarışı Reklamlarınız için : info@liderform.com.tr

Yine japonlar

03 Ağustos 2014 / 17:28   |   442 Okundu   YAZDIR
Yine japonlar

Ekim ayının ilk haftasında Paris’te koşulacak olan ve dünyanın 3. ama Avrupa’nın en yüksek ikramiyeli ve son derece prestijli uluslararası QATAR Prix de l’Arc de Triomphe yarışına 2 adet Japon süper şampiyon atının katılacağının bildirilmesi Fransa’da büyük sevinçle karşılandı. Fransa Jokey Kulübü haberi tüm Avrupa ve hatta dünyaya büyük coşkuyla açıkladı. Bilindiği gibi Qatar Prix de l’Arc de Triomphe ya da bilinen adıyla Arc yarışı dünyada tüm at sahiplerinin kazanmayı hayal ettikleri yarışların başında geliyor. Longchamp’da yer alacağı açıklanan Japon şampiyonları Just A Way ve Gold Ship’in yarışa büyük keyif katacakları şüphesiz görülüyor. Öyle ki Avrupa’nın en zengin yarışını kazanmak şu anda Japonların aklındaki tek hedef. Yarışlardan iki hafta önce Paris’e uçacak olan ikilide Just A Way, Arc öncesinde herhangi bir hazırlık yarışına katılmayacak kadar da kendine güveniyor. Hatırlanacağı üzere Mart’ta düzenlenen GR1 Dubai Duty Free yarışını kazanan Just A Way dünyanın en yüksek puanlı atı seçilmişti.
Şüphesiz bu haberi ülkemizde yapılmakta olan uluslararası koşuları göz önünde tutarak okumak atçılığımızın gelişmesi açısından çok faydalı olacaktır. Globalleşen dünyada atçılığın da her alanda bu değişikliklerden nasibini almamasına imkân yoktur. Her sektörde olduğu gibi atçılığın da uluslar arası teknik ve ticari ilişkilerde gittikçe sınırları ortadan kaldırıcı stratejilerle idare edilmesi izahtan varestedir. Atçılıkla ilgili konferanslarda konular arasında bolca yer alan uluslararası ilişkiler ““Racing Without Borders” teması ile uzun yıllar önce atçılık dünyasında geleceğin ne şekilde değişimlere açık olduğunu duyurmuştu. Nitekim geldiğimiz noktada değişimlerin radikal boyutlara ulaştığını görebiliyoruz. Örneğin Avrupa’nın en önemli atçılık ülkelerinden birisi olan Fransa bile yıllar sonra gelenek ve göreneklerini bir kenara bırakarak ve tüm ezberleri bozarak en prestijli yarışının başına QATAR kelimesini koymak zorunda kalmıştır. Son yıllarda “Sponsor” bulmak da hayli zorlanan Fransız Jokey Kulübü çaresiz bu değişikliğe boyun eğmiştir. Şimdi ise yarış günü hasılatın artmasına önemli katkıda bulunacak Japon yarış severleri büyük bir istekle beklemektedir. Geçtiğimiz dönemde süper Japon Şampiyon Deep Impact’ın bu yarışa katılması gerek hasılat ve gerekse dünya çapında coşku ve ilgi açısından yaşanmış çok değerli bir deneyim idi. Paris’e şampiyon atlarını desteklemek için gelen Japon yarış severlerin o gün 2 milyon Euro’luk oyun oynadıkları ifade edilmişti. Bu yarışta 3. olan Deep Impact şimdi gerek Japonya’da ve gerekse diğer atçılık ülkelerinde en fazla rağbet gören aygırlardan birisi olmuştur. Dünya aygır kazanç sıralamasında bir numaraya yükselen aygırın tayları gerek ülkesinde ve gerekse uluslar arası arenada büyük performanslar sergilerken, tay satışlarında Japonya ve dünyada milyon dolarlarla ifade edilen meblağlarla alıcı bulmaktadır. Japonya’da JRHA vasıtasıyla bu ay yapılan satışlarda Deep Impact’in Azeri’den olma tayı tam 2.450.981 USD’a satılmıştır. Qatar Şeyhi Fahad Al Thani’nin son satışlarda 6 Milyon USD civarında alım yaptığı bildirilmektedir. Bir zamanların sadece alıcısı konumundaki Japon yetiştiriciler artık en önemli satıcılar pozisyonunu zorlamaktadırlar. Ortada karşılıklı bir kazanç söz konusudur. Atçı ve otorite bu prensibe odaklanmıştır. Gelinen bu nokta tamamen “Kalite”ye odaklanma sayesinde olmuştur. Japonlar uyguladıkları çok doğru stratejiler ile şimdi bunların meyvelerini yemeğe başlamışlardır. Atçılıkta gelişmiş ülkelerin otorite ve yarış müesseslerinin ortak misyonu şampiyon atlar yetiştirmek, onları korumak ve performanslarını uluslararası başarılar ile taçlandırarak ülkelerindeki atçılık endüstrisinin gelişmesine ve devamlılığına katkıda bulunmaktır.

“Kalitenin her zaman belli bir seviyede tutulması ondan feragat edilmemesi kolay kolay vazgeçilmeyen bir prensip olmaktadır”

Ülkelerindeki yarışları yabancı atlara açmakta tereddütler yaşayan ancak çok önemli bir liberasyon hamlesi yaparak yarışçılığın ve yetiştiriciliğin önünü açan Japonlar, kaliteli atlara büyük yatırımlar yaparak bugün uluslararası arenada yarışçılık ve yetiştiricilik anlamında en üst sıraları zorlamaktadırlar. Her şey at kalitesinde saklıdır. Şüphesiz bu başarının altında çok iyi planlamış yetiştiricilik ve yarış işletmeciliği de yatmaktadır. Kalitenin her zaman belli bir seviyede tutulması ondan feragat edilmemesi kolay kolay vazgeçilmeyen bir prensip olmaktadır. Bütün bu stratejilerin detaylarını ve arka planını defalarca yazdım ve yazmaya devam edeceğim. Ülkemiz atçılığımızın geleceği açısından bu anlamda bir türlü değiştirilemeyen yaklaşım ile mukayeseleri yaptım. Çoğu birçok atçı tarafından bilinen ancak yine bilinen sebeplerle uygulanamayan stratejilerin nelere mal olduğunu hep beraber yaşamaktayız. Dünyada yaşanan yaklaşımları da görerek mukayeseleri çok iyi yapmalı ve gelecek için kafa yormalıyız. Otoritemiz kaliteyi geliştirici her uygulamayı desteklemelidir. Bu konuda stratejik planda ne yapılması gerektiğini de anlatmıştım.

“At koşar baht kazanır, şampiyonlar koşar endüstri kazanır”

Eğer bir ülkede yapılan at yarışlarının dünyada kabul görmüş bir prestiji/değeri yoksa yarışlarda genel anlamda kalite problemi varsa, dünyanın en yüksek ikramiyesini de verseniz, kimse şampiyon atını sizin ülkenize getirmez, kaliteli atlar gelmeyince karşılıklı ticari ilişkiler de gelişemez ve endüstri bir türlü arzu edilen seviye çıkamaz. Topkapı ve Boğaziçi Trophy yarışlarını Katalog Standartlarına koydurmak için TJK tarafından yapılan çalışmaları ve emekleri hatırlatmak isterim. Uluslararası kongrelerde yapılan başkanlarımız tarafından yapılan sunumlarda ülkemizdeki at yarışlarının prestijini arttırma ve güvene dayalı yürütülen ilişkilerde bugünlerin temellerinin atılması için çok büyük emekler sarf edilmiştir. Bakanlığımız ile birlikte gerçekleştirilerek dünyada örnek proje olarak kabul edilen ve otoritelerce diğer birçok atçılık ülkesine de tavsiye edilen tek tırnaklılarda “EVA Eradiksiyon Taraması Projesi” ardından ülkemize uygulanan canlı at transport yasağının kaldırılarak yarış atlarının hiç olmazsa İstanbul’a geliş-gidişine imkân yaratılması için verilen mücadele ve emek atçılığımızın bu seviyelere gelmesinde çok önemli roller oynamıştır. Zamanın şartlarında ortaya konmuş olan bu sağlam irade ve dönemin yöneticileri her zaman örnek almak lazımdır. Bu mirası korumak ve daha iyi seviyelere taşımak görev alan, almayan herkesin görevidir. Türkiye’de yapılan at yarışlarının her anlamda kaliteli olması ve yarışlara prestij kazandırılması stratejilerine aralıksız devam etmek mecburiyeti vardır. Bu konu en başta TJK’nın misyonu ve görevidir. Otorite bu misyonun arzu edilen şekilde gerçekleştirilmesi için desteğini koşulsuz sürdürmelidir. Ülkemizde çok yakında yapılacak uluslararası yarışlarda alınacak sonuçları vesile kabul ederek yine hem gerekenleri yapmayıp hem hesap sorma moduna girerek bir birimizi kırıp, incitmeyelim ama üstümüze düşen görevleri yapalım. At koşar baht kazanır. Şampiyonlar koşar endüstri kazanır. Tüm ümitlerimiz 35.000 USD’a alınmış foal Hakeem (USA) bağlandı, o zevahiri kurtarır inşallah. Bir şampiyona gerçekten çok ihtiyacımız var. Yüce Allah ayaklarını düz bastırsın tüm atlarımızın.

Turgay Kop

(29 Temmuz 2014 Salı günkü 1063 sayılı Yarış Dünyası Dergisi’nden alınmıştır)

Benzer Haberler

Yorum yapın